TANIKLIKLAR | Ebru OĞURLU KISA

Çünkü ideolojiler insanlık suçlarını ‘kavganın bir gereği’ olarak, sözde kavgaya inananların bu suçları yapmaya, desteklemeye mecbur olduğu düşüncesini dikte eder. Ya da bu suçların hoş olmasalar da zorunlu olarak uygulanan ve bunların kötülerle savaşma yöntemi oldukları gibi yalanlarla sıradanlaştırır. Bu da toplumda binlerce olası kahraman tanığı, suç ortağına dönüştürür. Ahlak, cesaret ve kavga kavramlarını yozlaştıran zalimlik, aldattığı toplumdan suç ortakları yarattıkça kahramanların yolu tıkanır, sayısı artmak yerine azalır.

Read More

ASIL ANLATILMAK İSTENEN | Fırat Ürper

Yapmaktan büyük keyif aldığım, sıcak bir odanın penceresinden yağan karı seyredip buğulu camlara şekiller çizmenin ve pencere mermerine düşen karı, top top yapıp sobanın üzerine koyarak su damlalarının zıplaya zıplaya buharlaştığını izlemenin ahmaklık olduğunu düşündüm. Sonrasında kötü bir insan olmadığımın çabası içerinde buldum kendimi. Derken yolun karşısında, varmaya çalıştığım durağın hemen yanında bir kadını gördüm.

Read More

GÜN BİTTİ | Alev Şahin

İkisi de evin başka bir yanına bakıyordu; Kemal az önce sigara içtiği cama, Esra mutfak kapısındaki desensiz yolluğa. Esra’nın gözleri dolu dolu. Kemal’in gidecek yeri yok.

Read More

İÇİMDEKİ KARANLIK | Faruk Yorgun

Yabancı olanın ne ırkı ne dini ne dili ne de yurdu olur. Hepsinden biraz olur ama hiçbiri tam olmaz. Bir şeylere ait hissetmeme duygusu, içinde bulunduğunuz her ortamda yabancılaşma hissiyle baş başa bırakır. Bazen o kadar yabancılaşırsınız ki içinde bulunduğunuz anlık durumu bir film gibi izlersiniz.

Read More

VI. ÇUKURUNDAN KAÇAN | Yılmaz Angay

Yaşamla ölüm ikiz kardeştir. Ama ikisi aynı yatağa girmez. Gidin Tanbaşlar’a. Ölümün selamını yaşama, yaşamın selamını ölüme iletin. Tanrının koltuğuna oturmuş şeytanı ve onun adaletine isyan eden tanrıyı görün. Meleklerin şarkılarıyla kendinizden geçin. Cinlerle dans edin. Toprağın altında dönüp duran balıkları besleyin. Hücrelerinizin duvarlarına yaslayın sırtınızı.

Read More

III. TABUTUNA SON ÇİVİYİ ÇAKAR | Yılmaz Angay

Tanbaşlar’da değersiz hiç bir şey olmadığı gibi hiç bir şeyin değeri diğerinden fazla değildir. Siz siz olun yargıçlarınızı, avukatlarınızı geride bırakın. Salın cesurca tüm suçlularınızı meydana. Boşaltın tutuk evlerinizi. Buranın yasalarınca mahkemeye çıkarılmasına izin verin tutkularınızın, canavarlarınızın, beceriksizliklerinizin

Read More

II. GÖNLÜ MEZAR ÇEKENLER | Yılmaz Angay

Tarlaları kimin ekip biçtiğini boş verin. İlerlemeye, kendinize gelmeye devam edin. Sizi kışkırtan şeytanlarınızı ustaların dizginlemesine müsaade edin. Ki siz bunu öğrendiniz. Biraz ileride sizi bekleyen harabeler aklınızın bir yerinde zıplayan küçük fil yavruları gibi kendini size hatırlatıyor olacak.

Read More