MAKİNELERİN ALACAKARANLIĞINDA
Altı toz ve kir dolu bir ipek halı, hayatın aynalara yansıyan zahiri görüntüsüdür. Çırpmaya çalışmak genzi yakan ve tozkoparan bir fırtınayı göze almaktır. Göz kamaştıran zarafetinin altında yoksulluğa bulanmış bir sefalet biriktirmekten başka bir hüner bulundurmayan bu an’ların toplamında, yeryüzü duvarlarına sessiz çığlıkların çarptığı bir kimsesizler yurdudur. Burada yurtsuzluğun adına yurt denir. Bir huduttan diğerine, gitmek ve gelmek arasındaki çaresizlikler toplamı yazılır pasaportun her bir sayfasına. Yolculuklarda bir yastık aranıp durur ya her yolcu insan da çıktığı bu yolculuğunda hayatın içine oturan o sert yumruğunu süspanse etmek için bir yastık aranır da bulamaz çoğunlukla. İşte o yumruk sabahın köründe servis minibüslerinde fabrikalarına doğru giden ve minibüsün camına başını koyan işçilerin somurtkan yüzünde gizlidir.
Madalyonun bile iki yüzü var ise onu işleyen insan’lığın neden iki yüzü olmasın ki? Bir nevi her ustanın eseri kendi imzasını taşımaz mı?
Karaya vurur hergün hiç batmayan geminin hiç ölmeyen insanları. Gözleri çekiktir, sözleri siyahi. Ellerinin eklem yerleri nasırlıdır , yürekleriyse sıcak bir bakırdır.
Masumiyetin rengi hala kar beyazdır. Kara bir leke sıçrasa da üstüne su gördü mü eski haline bir anda geri döner. Peki masumiyetimizin üzerine sıçrayan şey nedir ? Üzerimize sıçrayan makinaların alacakaranlık lanetidir. Yeryüzünün lanetlisi olmak öfkeyi özgürlüğe dönüştürecek bir serüveni pisliğin ve rezaletin orta yerinde yaratacak cürreti göstermek demektir. Yeryüzünün lanetlileri gettolardan ve ışıltılı şehirlerin bağırsaklarından, yani yine aynı lanetin içinde doğurmasını bilir kendisinden daha büyük çocuklar taşıyan çocuklarını …
Karaya vurur hergün hiç batmayan geminin hiç ölmeyen insanları. Gözleri çekiktir, sözleri siyahi. Ellerinin eklem yerleri nasırlıdır , yürekleriyse sıcak bir bakırdır.
Masumiyetin rengi hala kar beyazdır. Kara bir leke sıçrasa da üstüne su gördü mü eski haline bir anda geri döner. Peki masumiyetimizin üzerine sıçrayan şey nedir ? Üzerimize sıçrayan makinaların alacakaranlık lanetidir. Yeryüzünün lanetlisi olmak öfkeyi özgürlüğe dönüştürecek bir serüveni pisliğin ve rezaletin orta yerinde yaratacak cürreti göstermek demektir. Yeryüzünün lanetlileri gettolardan ve ışıltılı şehirlerin bağırsaklarından, yani yine aynı lanetin içinde doğurmasını bilir kendisinden daha büyük çocuklar taşıyan çocuklarını …

