AY ÇAMLICA’DAN DOĞARDI
Karanlık odadan görünmese de, ay ışığı anne rahmine düşen bir cenin gibi Can’ın kapalı göz bebeklerinde zuhur ediyordu. Kainatın en sancılı ay doğumu bu geceydi.
Devamını okuKaranlık odadan görünmese de, ay ışığı anne rahmine düşen bir cenin gibi Can’ın kapalı göz bebeklerinde zuhur ediyordu. Kainatın en sancılı ay doğumu bu geceydi.
Devamını okuBir bumerang gibi Doğan Apartmanı’na döndü fakat dairesine değil avluya yöneldi. Holdeki büyük lambanın altından geçerken yüzündeki karanlık bir anlığına, bir yanılgı gibi ışıdı. Avluda bir ceviz ağacı olmaya karar vermişti.
Devamını okuCoşkulu kalabalığın bağıra çağıra haykırdığı bestelerin uğultusu yankılanıyordu şehrin arka sokaklarında. Kırmızı siyah meşalelerin ve kalabalıkların arkasında gökdelenler ve neon
Devamını okuBir süre arkadaşlarının sessizliğini, soğuk bakışlarını izledi. Sağ elinin parmaklarını boynunda ve çenesinde gezdirdikten sonra geriye yaslandı. Geçen sene dil sınavlarından iyi notlar edinerek bugün on yıllık oturum izni olan annesinin elindeki kâğıdı, parmaklarının bilgisayar tuşlarına değişini ve gülümseyen yüzünü getirdi gözlerinin önüne.
Devamını okuZamansız ve mekansızdı önceki hayatında; ’rüzgarın savurduğu kuru bir kenger misali’. Şimdi ise ‘Yerini bulmuş bir kaya olmak istiyordu; keskin bir hareketle ana kayadan kopan, uçurumda yuvarlanırken devamlı kendisine ait bir boşluğu arayan, bulduğunda ise yerine oturan bir kaya.
Devamını okuÇocukluğunun, ilk gençliğinin evi, ölümden dönmüş pitoresk bir müze görünümündeydi. Çatıya çıktık, her
yeri otlar, yapraklar sarmış, aşağı doğru binanın dış cephesinden uzamıştı. Buradaki ilk günümüzün
aksine bu kez hiç konuşmadık, yalnızca izledik, hatırladık, izledik, unuttuk, izledik, düşündük ve
ağlamamak için yutkunduk.
Yine o sesi duydu: “Sen farklı bir ruhsun Elowen. Yaşa ve göster.” Kendinden vazgeçmedi ama kendisi için de kimseyi yıkıp geçmedi.
Devamını okuSonra içeri odadan kutular getirdiniz, bir kucak dolusu. Kadınların ve ergonomik kullanılmaya muhtaç olan minik evlerin vazgeçilmezi kutular. İçinde hatıralarınız vardı. Günlükler, defterler, çizimler, karalamalar, baskılar, resimler, fotoğraflar ve birlikte yaptığınız takılar.
Devamını okuKar küremek çocuk oyuncağı değildi, hele midesi boş birisi için, ama Marcovaldo karı bir dost, yaşamının içine hapis edildiği kafesin duvarlarını yok eden bir etken sayıyordu. Büyük bir hevesle çalışmaya koyuldu, kaldırımdan sokağın ortasına kürek dolusu kar atmaya başladı.
Devamını okuAdını henüz bilmediğim bu gizemli çocuğu gizemli ‘malikanesine’ uğurlayıp ben de evime doğru yürümeye başladım. Merdivenlere sinen ve birbirine karışan yemek kokuları yanaklarıma çarpıyordu. Sonunda çıkacağım merdiven kalmadı ve evime vardım.
Devamını oku