KAVGA AHLÂKI; FRAGMANLAR VE ALINTILAR | Ebru OĞURLU KISA
KAVGA AHLÂKI: 1
Kavganın ahlâkını ilk önce doğruluğu belirler. Her kavganın -çoğunlukla hakları olmasa bile- iddiası olan doğruluğunu konuşalım. Konuya Jeffrey Abramson’ın Polemarkhos’un doğruluk tanımına yaptığı özete bakarak girelim:
Doğruluk bulunduğunuz taraf için çarpışmaktır.
İşkence etmemiş, eziyete bulaşmamış hangi hareket var ki? Doğruluğun kıstası bulunan tarafın militanı olmak olsun.
Doğruluk bulunduğu tarafla çatışarak işe koyulan insanın işidir. Yakından gördüğü yerin ortak olduğu zulmü tespit edemeyen kişi, ’karşı mahallede’ yapılanları ancak farazi eleştirir. O insanların acısını hissedemez, o insanların çığlıklarını kendi davasının propaganda aracı olarak algılar.
Arkanızdaki kitle kalabalık olmayacaktır belki ama kendi mahallenizden başlarsanız yanlışı ifade etmeye, yamuk bakarsanız gördüğünüz manzara size doğruluğu ve kavga ahlâkının ilk adımını verir.
KAVGA AHLÂKI: 2
Polemarkhos’u yine Abramson’dan okursak;
Fakat düşmanlarınız ellerini kirletmeye dünden hevesliyse, verdiğiniz savaşı kurallara körlemesine uyarak kazanamazsınız. İnsanlık üzerine veya değil herhangi bir kavga veriyorsanız ellerinizi insanlık onuruna saldırarak kirletemezsiniz. Düşmanlarınızın ne yaptığı size ancak zarar gören canlıları korumaya çalıştığınızda yön vermelidir. Kural kavramını ikiye ayırmak kolaylaştırıcı olacaktır. Sarsılmaz insanlık ahlâkını içeren kurallar çiğnenemez. Fakat ilk çağda dahi eleştirilen Hukuk’un çoğu zaman muktedirin sopası, güçlülerin kanunu olduğunu hesaba katarsak, kural ile bu yönetme/gütme şeklini kastettiysek; bu kuralları çiğnemekten kaçınmak şöyle dursun, kuralları delmek ahlaki görev bile olabilir.
KAVGA AHLÂKI: 3
Vicdanımızı biraz yoklayalım. ’Kavgada katledilen kişilere’ acıma nedenimiz, kavga üyelerinin kendi mahallemizden olmaları mı yoksa insanların katledilmesi mi? Bu soru aklıma Kötülüğün Sıradanlığı’nda Arendt’in Eichmann için kurduğu “Vicdanını sızlatan cinayet düşüncesi değil Alman Yahudileri öldürme düşüncesiydi.” cümlesini getirdi.
Evet, eğer kavga sebebi davanız düşmanınızın mahallesindeki kayıplara üzülmenize bir engelse ya da kalbinizde ince bir sızı duymuyorsanız; bu acı sırası sizin tarafınıza geldiğinde hissettiğiniz şey ahlâki bir acı değildir. Bu dava ve ortaya çıkardığı kavga gözünüzü kör etmiştir. Kavganız kavga ahlâkına uygun değildir.
KAVGA AHLÂKI: 4
2015 Ocak sayısında Ot dergisinde Angutyus mahlaslı bir yazarın Bedelli başlığında mahrumiyet bölgesinde geçen uzun dönem zorlu askerlik anıları içeren yazısı şöyle diyor: ”Kimler yoktu? Ne bir bakan ne bir vekil çocuğu… Televizyonlarda ahkâm kesen aydınlarımızın çocukları da yoktu. Vatan ve millet sevgisini her zaman gözümüze sokan şehitlerimiz için ekranda gözyaşı döken…sanatçı Aydın kesiminden kimseler de yoktu.”
Kavganızın içine kendi çocuklarınızı dahil edemeyecekseniz kavga ahlâkınız yoktur. Başkalarının çocuklarını kurban vermek için can hıraş savaşarak kavga ahlâkına erişemezsiniz. Çaresiz insanlardan fedakarlık bekleyerek bu kaidelere uygun bir mücadele sürdüremezsiniz.
Feda edenlerin edilenlerin adil dağılımı da kavganın ahlâkındandır.
KAVGA AHLÂKI: 5
Tarikat/Siyaset/Ticaret’te şöyle diyor Uğur Mumcu:
Müslüman’ın kimsesizi ve yoksuluna karşı Atatürkçülük taslayıp gericinin, yobazın iş ve sermaye çevreleri ile içli-dışlı olanlarının karşısında da sus pus olanlar…
Kavga, güçlüye hükmedene karşı verilmelidir. Aynı kavganın aynı tarafındaki güçsüzler işkence görüyorsa onlar zindanlarda çürürken, güçlüler beraat ediyorsa hatta adliyeye uğramıyorsa bu kavga ahlâka mugayirdir.
Düşmanınızın güçlülerine güler yüz gösterip sabrederken, güçsüzüne karşı galiz küfürler saçamazsınız.
KAVGA AHLÂKI: 6
Kavga sizi toplumda büyütmemeli, siz kavganızı büyütmelisiniz. Ahlâklı kavga, insanların size düğmelerini ilikleyerek yaklaşmalarına, boyunlarını eğmelerine neden olmamalıdır. Bu bir davanın, asil bir kavganın değil ancak makamların, mevkilerin, şan ve şöhretin kavgası olur. Kavga ahlâkı sizin insanların üzerinde yükselmenizi değil, feda ettiğiniz canlarınızla kurduğunuz yaşamda onların yükselmesini istemelidir.
KAVGA AHLÂKI: 7
İnsanlara mesafeli davranan kişiyi bekleyen bir tehlike vardır: Kendisinin başkalarından daha iyi olduğunu sanmak diyor Adorno. Düşmanını olduğundan kötü göstermek kârlı bir iştir, arkanızdaki kitleyi büyütür ve konsolide eder. Fakat kavga ahlâkı sizden karşı mahalleyi görüp tanımanızı ve gerçekten onlara kıyasla veya genel etiğe göre kendinizin ne kadar iyi olduğunu bilmenizi ister.
Evinizin etrafını çitlerle çevirip, dışında kalanları şeytanlaştırmanız Kavga Ahlâkına sığmaz. Hani diyor ya Alper Gencer Evlerini yamaçlara kuranların rahatlığı/Rahatsız edicidir. Evlerinizi yamaçlara kurup baktığınız tepeden aşağıdakilerin doğruluğu, yanlışlığı hakkında atıp tutmayın, çektikleri acılara kayıtsız da kalmayın.
KAVGA AHLÂKI: 8
İnsanları tek başınlarına iken, bir kenara saklanıp on kişi vurmanın adıdır Pusu. Ancak modern pusu, insanları tek başına, görgü tanığı bırakmadan, ruhsal açıdan büyük fiziksel açıdan minik izler bırakarak avlayacaktır. Yahut fiziksel açıdan iz bırakmayacak bir silleyi meydanda değil de düşman yalnız, tanıksız ve güçsüzken atıp, sonra feryat eden düşmanı yalancılıkla suçlamaktır modern pusu. Kavga ahlâkı, güçsüze, yalnıza, tanıksıza tenhada fiske vuramayanların ahlâkıdır.
Kavga ahlâkı, insanları kışkırtarak meydanlarda öldürtmek için maşa kullananlara ait olamaz.
Kavga ahlâkı meydanda aleni ve öngörülebilir şekilde hesap sorar. Pusu da kavga ahlâkına zıt bir durumdur.
KAVGA AHLÂKI: SONUÇ
Kavga ahlâkı kaybetmeyi göze almalıdır çünkü bu kaildelerle kazanmak sadece Tanrı’nın mucizesi olur.

