Dönenen BİR | BİLGE KARASU
Yalnızlık vardı erkeklerin içinde.Dumanın ardından kadınlar yalnız değil. Kadınlar yalnız olmaz. İçtiğinde bile, dedim. Duman parçalandı. Yalnızlık vardı erkeklerin içinde.
Read MoreYalnızlık vardı erkeklerin içinde.Dumanın ardından kadınlar yalnız değil. Kadınlar yalnız olmaz. İçtiğinde bile, dedim. Duman parçalandı. Yalnızlık vardı erkeklerin içinde.
Read MoreKimse beklemeyecek, o da, ötekiler de beklemeyecek, kimse ben onun içinde yaşayayım diye, onunla birlikte öleyim diye beklemedi hiç, ama acele edin, tümü de ölüyor, Hadi çabuk ölelim, çabuk, o olmadan, yaşadığımız gibi, daha çok gecikmeden, yaşadıklarımız elimizden alınmadan, diyerek.
Read MoreBen bir saka kuşuyum. Uçmak bende bir serüvendir. Yanlış dallara konar, zehirli çeşmelerden su içerim. Kanatlarım, gövdeme yapışık. Ayaklarım, yara
Read MoreAnnesinin kendisini bir lunaparkta otuz beş senedir durmadan dönen bir karuselde, bir aşağı bir yukarı hareket eden bir atın üzerinde unuttuğuna inanıyordu. Hızına adımlarını yetiştiremediği zamana cevap alamayacağını bildiği halde hep aynı soruyu soruyordu ıslarla;
Read MoreBir ayrılığı izlemenin hüznü ile yeniden yeşermenin cılız umudu yan yana geldiğinde, hangisine tutunacağını şaşırmak en kötüsü diye geçirdi içinden. Bu ikisinin ortasında hangisine sırtını dayayacağını bilmeden öylece durmak garipti.
Read MoreCehennem Nişanı”nda beş sandaldık. Güzel bir ocak akşamı. Hava lodos. Denize kırmızı rengin türlüsü yayılmış. Çok kaynamış ıhlamur rengindeki yayvan,
Read MoreSoğuk bir kış günüydü. Annemin sabah namazından beri tencereye koyduğu etin keskin kokusu bütün evi sarmıştı. Pencerenin kenarına oturmuş dışarıyı
Read MoreDondurucu soğuğa rağmen caminin avlusunda bulunan elektrik direğin altında uzun süredir bekliyordum. Kardeşim Eyüp tuvalete gitti mi çıkmak bilmiyordu. Gözümü
Read MoreKaranlık bir sonbahar gecesiydi. Yaşlı banker, çalışma odasında bir ileri, bir geri yürüyor, on beş sene önce yine bir sonbahar
Read MoreYeryüzü kendi yarasına kendi üfler, kendi merhemini kendi sürerdi ve rüzgar gezegenin yarasını üflediği şifalı nefesiydi. Yaşlı, hatları keskin, sureti hala pek güzel yerkürenin süt beyaz teninde dört buçuk milyar yıldır duran kara bir lekeydi kayalar.
Read More